Ülkemizde her yıl yüzlerce insan maganda kurşununa hedef oluyor. Maçtan sonra ya da düğünde hep aynı bildik manzara. Heyecanla havaya sıkılan mermiler, kızaran namlular. Sonrası malum, genelde küçük çocukları bulan kör kurşunlar.
Bu silahlanma meselesi; en büyük, süper, ultra aydın Yeşilce ’nin de görünmeyen sorunlarından birisi. Yıllarca şenlik meydanlarında havaya sıkılan kurşunlar on binlerle ifade ediliyor. Şenliğin ilk yıllarında yapılan bir güzle gezisinde atılan kurşun sayısının 3000 civarında olduğu sanılıyor. Bu kaba bir hesapla 4.000 Amerikan Doları yapıyor. O zamanlar ambulans almak için kapı kapı para dileniliyordu. Varın gerisini siz düşünün.
Rahmetli Sönmez Yılmaz ve o yıllardaki dernek yöneticileri meydanlardaki silah furyasının bitmesi için uzun uğraşlar verdi, ve başardı da. Ta ki 2004 yılındaki şenliğe kadar. Şenlik programında etkisizleştirilen İstanbul ve Ankara dernekleri bu konuya gerekli ilgiyi göstermedi. Beklenen oldu, meydan magandalara kaldı. Hatta kendilerini uyaran gençlere silah doğrultacak kadar küstahlaştılar. Silahlanma şimdilerde sizler için sorun olmayabilir. Diyebilirsiniz, “kimseye bir şey olmuyor ki”. Ancak bu olmayacağı anlamına gelmez. Bir düşünün küçük bir çocuğun Çukuralan meydanında kaza kurşunuyla vurulduğunu.
Kabul ediyorum, tüm Karadeniz’de olduğu gibi bizim yörede de silah bir tutku. Ancak en azından topluluk arasında kullanılmasın. Belediye ve derneklerin yürüteceği ortak bir çalışmayla bu sorun aşılabilir. O kadar da zor değil. |