2009-2010 Dönemi Eğitim Bursuna Katkı Sağlayan Aydınlık YüzlerimizABDULLAH YILDIRIM
ABDULLAH UĞUR
ADİL YILMAZ
AHMET ERDÖNMEZ
ALKIM ERDÖNMEZ
AŞAR ÖNAL
ATİLLA AKYÜREK
AYDIN ERASLAN
AYHAN KAYA
BAKİ AKSU
CEM ERDÖNMEZ
CEMAL ÇALIŞAN X 10
CEVAT ŞENTÜRK
CİHAN ÜNAL
ÇAĞDAŞ ÖNAL
ÇETİN ÖNAL
DEMİRCAN TİCARET
DOĞAN TAÇALAN
DÜNDAR ERASLAN
ENGİN ÖZMEN X 5
ERDİNÇ ERASLAN
ERGİNAL ÖÇAL
ERTEKİN KARAKAYA
FATİH TAÇALAN
FEYZİ ÜNAL X 4
FEYZULLAH ERDOĞAN X 2
FUAT ERİÇOK
GÜLTEKİN SALTER
HACER TACALAN
HATİCE ERDÖNMEZ
HAYATİ ERDÖNMEZ
HAYDAR- İLKAY
İFFET ÜNAL
İSMAİL YILDIRIM
KAMİL ŞENOL X 3
KAZIM ERASLAN
KEMAL ERDÖNMEZ
KENAN ERDÖNMEZ
METE AKYÜREK
METİN ÖNAL
MURUVVET SARIYAR
MUSA AKSU
MUSTAFA KAYA X 2
MUZAFFER SARIYAR
NADİR AYDIN
NAŞİT ERDÖNMEZ
NERMİN ERASLAN
NİHAT BENLİ
NURTAŞ YILMAZ X 5
NUSRET DEMİRCAN
NÜVİT DEMİRCAN
OKTAY EKŞİ X 2
ÖNDER ÇELİK
PAKİZE(NAİME) BİRLİKBAŞ
SEBAHATTİN DEMİRCAN
SEÇKİN BENLİ X 2
SEMRA ÜNAL
SEYFETTİN ÖNAL
SITKI YILMAZ X 2
SİNAN ERDÖNMEZ
SİYAMİ ERDÖNMEZ
SONER KAYA X 3
SONGÜL DEMİRCAN
ŞENEL KURUGÜL
ŞEVKET ERİÇOK
ŞİNASİ ERDÖNMEZ
ŞÖHRET AYDIN
TAŞKIN ÖÇAL
TURGAY ERİÇOK
YENER ÖNAL
ZATİ ÜNAL

Üye İsmi

Parola


Fatih Yaman Yeşilce Şenlikleri 2010Eğricesu Gençlik GecesiÇetin Akdeniz Yeşilce'deYeşilyurt Klibi 2010
Yeşilce'nin Tarihi (Yeşilce Adı Nereden Geliyor)
Yeşilce Kitabı

YEŞİLCE’NİN TARİHİ

Yavadı’nın tarihine girmeden önce “YAVADI” ve “BERİ” adlarının ne zaman ve niçin verildiğini araştırdık. Bu konuda bir takım söylentiler tespit ettik. Bu söylentileri özetleyelim:
1. Çay ve Körük dereleri birbirleriyle “Y” harfi şeklinden birleştikleri için bu vadiye “Y Vadisi” denmiştir. Zamanla bu sözcüğün söylenişi “Yavadı”  şekline dönüşmüştür.
2. 1070’lerden sonra Türkler akın akın Anadolu’ya yerleşmeye başlarlar. Burada yaşayan Rumlar bölgeyi terk etmek zorunda kalırlar. Giderken de “Ya vadi sende neyimiz kaldı?” diye haykırırlar. Bu sözcük giderek “Yavadı” olur.
3. Deli Hüseyin Kıranı, Alçakbel, Demirciosman, Kümbet Karayakalıların yayla yolu güzergâhıdır. Erbaa’nın Karayaka Köyü koyunculukla geçinir, yazları Karagöl Yaylası’na giderler, kış gelmeden aynı güzergâhtan geri dönerler. Tarihi bir olaydır bu. Günümüzde de devam etmektedir. Karakayalı bir sürü sahibi her nasılsa geri dönmede gecikir. Sürü kışa tutulur, koyunların tümü ölür. Sürü sahibi üzülür ve “Ya vadi daha neyim kaldı?” der. Ondan sonra da bu köyün adı “YAVADI”  olur.
Bu söylentilerin doğruluğunu kanıtlamamız olası değil. Ancak köyün adının vadiden kaynaklanarak “YAVADI” olduğunu düşünüyoruz.
“BERİ” ismiyle ilgili söylentiler de şöyledir: Berili ilçeye gider. İlçede “Nerelisin?” diye sorarlar. Yanıtlamaya çalışır. “YAVADI’DAN BERİDENİM.” Der. Ondan sonra mahallenin adı “BERİ”  olarak kalır. İkinci bir söylenti de şöyledir: Yerlere genellikle oraya egemen olan kişilerin adları verilmektedir. BERİ de Osmanlı kayıtlarında “PİR HAMİT TIMARI VE KADİMLİĞİ” olarak geçmektedir. PİRİ sözcüğünün giderek BERİ’ye dönüşüldüğü düşünülmektedir. Biz de bu yorumun doğru olabileceğini düşünüyoruz.
1958 yılında bölgedeki yer isimleri değiştirilirken “YAVADI” adı “YEŞİLCE” ; “BERİ” adı da “YEŞİLYURT” olarak değiştirilmiştir.
Yeşilceliler’in Yeşilce’ye ne zaman ve nasıl geldiklerini kesin olarak bilemiyoruz. Bölgenin tarihini yazan bilim adamları ve yazarların yapıtlarını ve halk arasındaki söylentileri değerlendirdiğimizde bir takım sonuçlara varabiliyoruz.
Prof. Bahattin Yediyıldız’ın “Ordu’nun Tarihi”, Prof. Ali Rıza Atasoy’un Tokat tarihi ile ilgili yapılan yapıtı, Mithat Baş’ın “Mesudiye” kitabı ve Ali Erdönmez’in araştırmaları bizi bazı doğrulara ulaştırmaktadır.
Bu yapıtlara göre bölgelerimizde insan yaşamı M.Ö. 3000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Bölgeye Hititler, Urartular, Pontuslar, Bizanslılar, 1070’den sonra da Türkler egemen olmuşlardır. “TÜRK DANIŞMENT” hükümeti kurulmuş, bölgeye 1300–1400 yılları arasında da “HACI EMİR OĞULLARI” egemen olmuştur.
Osmanlı padişahlarından Yıldırım Beyazıt’ın Anadolu Beyliklerini’ni birleştirmesi sırasında (1398 yılında) bölge Osmanlı Devleti’ne katılmıştır.
Prof. Bahattin Yeniyıldız, eserinin altıncı cildinin 135–141. Sayfalarında “Ahi Pehlivan, Niksar ve Mesudiye’nin Yavadı Köyü’nde kurduğu sosyal tesislerden” söz etmekte; “Niksar’daki DARU’S SULEYHASININ BİR BENZERİNİ DE ORDU’NUN MESUDİYE İLÇESİNİN YAVADI KÖYÜ’NDE KURMUŞTUR.” Demektedir. Niksar’daki Ahi Pehlivan Türbesi kitabesinde kitabenin yapılış tarihi 1291 olarak gösterilmektedir.
Bu anlatımlardan Ahi Pehlivan’ın 1200’lü yıllarda yaşadığı ve bu yıllar da Yavadı’da yerleşimin olduğu sonucuna varıyoruz. Prof. Bahattin Yeniyıldız kitabının bir bölümünde “Ahi Pehlivan Niksar’dan bir ok atmış, ok Yavadı’ya düşmüş; okun düştüğü yere bir cami yaptırmış.”  diye yaşlı bir adamın anlatımına da yer vermiştir.
Yeşilce’deki bahsi geçen cami ve tekke günümüzde belediye binasının önünde bulunmaktaydı. Tekke’ye Maksut Oğulları’ndan Şerif Hocanın, Camiye de yine Maksutoğullarında Abdullah Hocanın mezarları konmuştu. Tekke ve Cami yıkılırken bu mezarlar açılmış, kalıntılar torunları tarafından “Ziyaret” mezarlığına götürülmüştür. Bu olay Yeşilceliler tarafından bilinmektedir.
Ahi Pehlivan ile Yavadı arasındaki bağlantının Maksutoğullarından Abdullah Hoca ve Şerif Hoca tarafından kurulduğu, Faldaca ile Zile Köyleri malikâne hisselerinin Yavadı Camisi’ne vakfedildiği, Yavadı’daki AHİ Pehlivan tesislerinin neler olduğu bilinmemekle birlikte, Yavadı Camisi’nin Ahi Pehlivan tarafından yaptırıldığı sonucuna varılmaktadır. Yavadı ile Beri’nin kayıtları ilk defa 1455 yılında “Osmanlı Takrir Defterine” geçmiştir. Mithat Baş’ın Mesudiye kitabındaki anlatımla Ali ERDÖNMEZ’in araştırmalarının örtüştüğünü görüyoruz. Her ikisi de Türkmen asıllı HASAN, AHMET ve MEHMET isminde üç kardeşin Yavadı’ya yerleştiklerini, HASAN’ın MOLLA MUSTAFA ve ÖMERBAY; AHMET’in KARAAHMET ve FAFAOĞLU; MEHMET’in MAKSUTOĞLU, SALİHOĞLU ve MOLLA ÖMEROĞLU adı altında ayrı ocak kurduklarını ifade etmektedirler. Biz de bu anlatımları doğru bulmaktayız.
Yavadı üç kardeş ve onların torunları ile kalmamış, Serdaroğulları Trabzon’dan, Canikoğulları Ulubey’den, Abazaoğulları Kafkaslardan, Çavdarlılar Çavdar’dan, Celaloğulları Celal’den, Kösteneoğulları Maksutalan’dan, Mıcıkoğulları Beyseki’den, Bayraktaroğulları Padişah Bayraktarlığı’ndan gelerek Yavadı’ya yerleşmişlerdir. Hepsi de Türk kökenli olan bu aileler bir kültür mozaiği oluşturmuş, birbirleriyle kaynaşmışlardır. Ancak arazilerin paylaşımı geliş sırasına göre olmuştur. İlk yerleşen Hasan, Ahmet ve Mehmet arazilerini köye yakın bir yerden, köy içinden belirlemişlerdir. Diğerleri, halka halka uzaklardan yer edilmişlerdir.
Yavadı ilk yerleşim sırasında ormanlık içinde küçük bir alanmış. Hapanbaşı’nın, Dişlen’in Artma’nın, Ziyaret’in, Maltepe’sinin ormanlık olduğu söylenmektedir. Maksutoğlu Ahmet Yılmaz ile Şevket Yılmaz’ın evlerindeki kirişlerin kalınlığı 100 cm, uzunluğu ise 8m.dir. Bu ağaçların Ziyaret’ten getirildiği söylenmektedir. Zaten böylesine kirişlerin öküz gücü ile daha uzaktan getirilmesi mümkün görülmemektedir.

 Kapak
 İlkelerimiz
 Sunuş
 Yeşilceli Olmak
 Yeşilce'nin Konumu
 Mahalleler-Güzleler
 Çağman
 Yeşilce'nin Tarihi (Yeşilce Adı Nereden Geliyor)